Birine iltifat etmek caiz mi ?

Abdurrazak

Global Mod
Global Mod
Birine İltifat Etmek Caiz Mi? — Bir Hikâye Üzerinden Düşünmek

Sevgili forumdaşlar, bu yazımda sizlerle bir hikâye paylaşmak istiyorum. Uzun zamandır düşündüğüm, içimde bir yerlere dokunan bir soru üzerine bir bakış açısı kazandırmaya çalışacağım. Hikâye, hayatın anlamını sorgulayan, bazen naif, bazen derin duygusal bir keşif yapmaya çalışan iki insanın yaşadığı bir anı anlatacak. Hem erkeklerin çözüm odaklı ve stratejik yaklaşımlarını hem de kadınların empatik ve ilişkisel bakış açılarını yansıtarak, birine iltifat etmenin caiz olup olmadığına dair bir yorum yapmaya çalışacağım. Gelin, birlikte bu yolculuğa çıkalım.

Hikâyenin Başlangıcı: Bir Tesadüf, Bir Karşılaşma

Bir yaz sabahıydı. Yıldız, sabah güneşinin yavaşça odaya girmesiyle uyanmıştı. Rüya ile uyanıklık arasında bir yerlerde kaybolmuştu, ama bir his vardı, bir huzur. O gün, her zamanki gibi normal bir gündü, ta ki kahve dükkanına girdiği ana kadar. İçeri adımını attığı anda, karşısındaki masada oturan adamın bakışları kalbinde bir yerlerde bir şeylerin kıpırdamasına sebep olmuştu. Tanımadığı bu adam, Yıldız’a gülümsedi. Sadece bir gülümseme, ama o kadar doğal ve içten bir gülümseme ki, Yıldız bir anda bütün kaygılarından arındığını hissetti.

Adam, hemen Yıldız’ın masasına yöneldi. “Affedersiniz, sanırım size iltifat edebilirim,” dedi, “Bugün gerçekten çok güzel görünüyorsunuz.”

Yıldız, önce donakaldı. Ne kadar garipti! Tanımadığı bir adamın, ona böyle doğrudan bir şekilde iltifat etmesi, ona ne kadar doğal ve doğru geliyordu? O an, bir soru beliriverdi kafasında: Birine iltifat etmek gerçekten caiz mi?

Erkeklerin Çözüm Odaklı Yaklaşımı: Bir İltifatın Derinliği

Adam, adının Ali olduğunu söyledi. Yıldız, şaşkın bir şekilde gülümsedi ve sohbet etmeye başladılar. Ali, her zaman çözüm odaklı biriydi. Girdiği her ortamda, sorunları hızlıca çözmeye çalışan, başkalarına ilham vermek isteyen bir kişilikti. Yıldız’a yaptığı iltifatın da bir anlamı vardı; o, sadece hoş bir şey söylemekle kalmamış, Yıldız’ın ruhunu görmek istemişti. Ali’nin amacı bir ilişki kurmaktı, ama bu ilişki illa romantik bir şey değildi. Onun iltifatı, “Senin içinde güzel bir şeyler var, bunu görmemek imkansız,” demekti. Yıldız’a ne kadar değer verdiğini, içindeki iyiliği görmek istediğini, basitçe bir “günaydın”dan daha fazlasıyla anlatmaya çalışmıştı.

Ali’nin çözüm odaklı bakışı, Yıldız’ı daha derinden etkiledi. Çünkü Ali, iltifatlarını sadece yüzeysel bir şey olarak görmüyordu, arkasında bir düşünce ve bir mesaj vardı. Bu, Yıldız’a ilham verdi. İltifat etmek, birine değer vermek demekti; ama bunun arkasında derinlik ve samimiyet olmalıydı.

Kadınların Empatik ve İlişkisel Yaklaşımı: İltifatın Toplumsal Yansıması

Yıldız, her ne kadar şaşkın olsa da içindeki bu huzuru başka bir açıdan değerlendirdi. Kadınların dünyasında, duygusal bağlar, empati ve ilişkiler daha fazla ön plandadır. Yıldız, bir kadının iltifat alırken ne kadar derinden etkilendiğini, ancak bunun sadece güzellik ya da fiziksel bir özellikten ibaret olmadığını düşündü. İltifat etmek, bir kadının kendini değerli hissetmesi için bir yol olabilir, ama bu iltifatın toplumsal anlamı çok daha büyüktü.

Bir kadının birine iltifat etmesi, onu onurlandırmak, onu değerli kılmak demekti. Fakat bununla birlikte, o iltifatın samimi ve doğru olması gerekir. Yıldız, bu anı düşündükçe, Ali’nin iltifatının yalnızca güzel bir söz olmadığını fark etti; bu söz, Yıldız’a kendini özel hissettiren, bir insan olarak değerli kılan bir dokunuştu. Toplumsal normlar, bazen iltifatları gereksiz ya da fazlasıyla cinsel bir şeymiş gibi algılayabilir. Ancak, Yıldız bunun tam tersini hissetti. İltifat, insanın içindeki güzellikleri görebilmekti, hem fiziksel hem de ruhsal.

İltifat Etmek: Caiz Mi, Caiz Olmayan Ne?

Birçok kişi, iltifat etmenin bazen “sınırları aşabileceğini” ya da “yanlış anlaşılabileceğini” söyler. Özellikle toplumumuzda, karşı cins arasında iltifatlar bazen cinsel bir anlam taşımaktan çok daha fazlasını ifade etmelidir. Yıldız, o sabah, Ali'nin iltifatında hiçbir yanlışlık görmemişti. Çünkü Ali, bir kadını güzel görmenin, ona iltifat etmenin bir incelik olduğunu biliyordu.

İltifat etmek, aslında karşıdaki kişiyi onurlandırmak, ona değer vermek demektir. Bunu yaparken samimi olmak, kelimeleri düşünerek söylemek ve kesinlikle içinden geldiği gibi ifade etmek gerekir. Bu, insanın karakterini yansıtan bir davranıştır.

Yıldız, hikâyeyi düşünerek forumda bir soruya dönüşmesini istiyordu: Birine iltifat etmek caiz midir? İltifat etmek, insanı sadece güzel göstermekten çok, onu ruhsal anlamda besleyen bir şey midir?

Sonuç: İltifat, Samimiyet ve Duygu ile Özgürleşen Bir Dil

Yıldız’ın o sabah yaşadığı, basit gibi görünen ama derin duygular barındıran iltifat, hayatın içinde sıkça karşılaşılan ama genellikle küçümsenen bir davranışı yeniden düşünmemize neden oldu. İltifat, yalnızca hoş bir söz söylemek değildir. Bir insanın içindeki güzellikleri görebilmek ve onları dışa vurabilmek, en samimi anlamıyla insanlık halidir. Forumdaşlar, sizce iltifat etmek, doğru biçimde yapıldığında hem caiz midir hem de bir insanı daha güzel kılmanın ötesinde ona değer katmaz mı?

Hikâyeme dair düşüncelerinizi ve deneyimlerinizi paylaşmanızı sabırsızlıkla bekliyorum!