Dinden çıkmak için ne yapmalı ?

Abdurrazak

Global Mod
Global Mod
Bu fark bize önemli bir şey söylüyor: Dinden ayrılma yalnızca kişinin zihnindeki düşüncelerle açıklanamaz. Toplumun yapısı da insanın bu düşünceyi nasıl yaşadığını belirler.

Kadınlar ve erkekler açısından deneyim aynı mı?

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, kadınları ve erkekleri kesin kategorilere ayırmamak.

“Erkekler bireysel başarıya, kadınlar ise toplumsal ilişkilere odaklanır” şeklindeki basit bir genelleme gerçek hayatı açıklamak için yetersizdir. Bununla birlikte toplumsal roller nedeniyle bazı farklı deneyimler ortaya çıkabilir.

Örneğin bir erkek için dini terk etme kararı bazen bireysel özerklik, kişisel başarı, eğitim veya dünya görüşü üzerinden ifade edilebilir. “Kendi kararımı kendim veriyorum” düşüncesi öne çıkabilir. Ancak bu, erkeklerin aile ilişkilerinden etkilenmediği anlamına gelmez.

Kadınlar açısından ise aile, eş, çocuklar, ebeveynler ve yakın sosyal çevreyle ilgili ilişkiler bazı durumlarda kararın sonuçlarını daha görünür hale getirebilir. Özellikle giyim, evlilik, çocukların yetiştirilmesi veya aile içindeki dinî roller söz konusu olduğunda kişinin inanç değişikliği yalnızca kendi davranışını değil, başkalarıyla ilişkilerini de etkileyebilir.

Fakat burada “erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” demek yerine toplumsal koşullara bakmak daha doğru. Eğitim, ekonomik bağımsızlık, yaş, medeni durum, aile yapısı, şehirleşme ve sosyal çevre cinsiyetten çok daha belirleyici olabilir.

Nitekim Batı Avrupa üzerine yapılan Pew araştırmasında erkeklerin kadınlara kıyasla dinsel olarak bağlantısız kimliğe yönelme ihtimalinin daha yüksek olduğu görülmüş; fakat aynı araştırma yaş ve eğitim gibi değişkenlerin de önemli olduğunu gösteriyor. Pew Research Center

Yani mesele biyolojik bir “kadın-erkek farkı” değil, toplumsal deneyimlerin farklılaşması üzerinden okunmalı.

Dinden çıkarken aileyle konuşmak gerekir mi?

Bence bunun tek bir cevabı yok.

Aileniz açık fikirliyse ve sizi dinlemeye hazırsa konuşmak rahatlatıcı olabilir. Ancak ailenizin sert tepki vereceğini düşünüyorsanız, bunu hemen açıklamak zorunda değilsiniz.

İnsanların bazen “Gerçeği söylemeliyim” baskısı hissettiğini görüyorum. Fakat özel inançlar konusunda kişinin kendi mahremiyetini koruması da meşru bir tercihtir.

Özellikle ekonomik veya fiziksel güvenliği aileye bağlı olan genç birinin önce kendi durumunu değerlendirmesi mantıklıdır. Kişinin inancını açıklaması bir zorunluluk değildir.

Konuşmaya karar veren biri için de “Siz yanlış düşünüyorsunuz” yaklaşımı yerine “Ben kendi düşüncelerimde değişiklik yaşadım” şeklinde konuşmak gerilimi azaltabilir. Çünkü amaç karşı tarafı yenmek değil, kişinin kendi konumunu anlatmasıdır.

Dinden çıkınca ahlak ve anlam problemi ortaya çıkar mı?

Bence en ilginç tartışmalardan biri burada başlıyor.

Bazı insanlar dini bıraktığında “Peki şimdi doğru ve yanlışı ne belirleyecek?” sorusunu soruyor. Bu oldukça doğal bir soru. Fakat din dışı ahlakın var olup olmadığı ayrı bir felsefe tartışmasıdır ve tek bir cevabı yoktur.

Seküler etik; insan hakları, zarar vermeme, karşılıklılık, özgürlük, adalet, empati ve toplumsal sorumluluk gibi farklı temellere dayanabilir.

Dini terk eden bir kişinin bütün ahlaki değerlerini de terk etmesi gerekmez. Hatta birçok insan dinî inançlarını bırakmasına rağmen dürüstlük, adalet, merhamet, aile sevgisi ve başkalarına zarar vermeme gibi değerlerini korur.

Benim açımdan burada önemli olan “dini bıraktım, artık hiçbir değerim yok” ile “dini bıraktım ama değerlerimin temellerini yeniden düşünüyorum” arasındaki farktır.

İkinci yaklaşım daha geniş bir sorgulama alanı açıyor.

Dünyadaki genel eğilim bize ne söylüyor?

Küresel veriler, dinsel kimlik değişiminin birçok toplumda önemli bir demografik süreç olduğunu gösteriyor. Pew Research Center'ın 117 ülke ve bölgeyi inceleyen küresel analizinde, 18-54 yaş grubunda din dışına çıkanların, daha önce dinsiz yetişip sonradan bir dine katılanlardan yaklaşık 3,2 kat fazla olduğu hesaplanıyor. Ancak bu durum her din ve her ülke için aynı değil. Pew Research Center

Örneğin Hristiyanlıkta dinsel kimlik değişiminden kaynaklanan net kayıplar daha belirginken, İslam ve Hinduizm gibi gruplarda geçiş oranları daha düşük ve farklı örüntüler gösteriyor. Bu nedenle “dünya artık dinsizleşiyor” gibi tek cümlelik bir sonuç çıkarmak da doğru olmaz. Pew Research Center

Çünkü bazı toplumlarda dinî bağlılık azalırken bazı toplumlarda devam ediyor, hatta bazı bölgelerde dinî kimlik güçlenebiliyor.

Sonuç: Dinden çıkmak bir düğmeye basmak değil

Dinden ayrılmak isteyen bir insanın mutlaka tören yapması, belirli bir kuruma başvurması veya kendisini hemen ateist, agnostik ya da başka bir kimlikle tanımlaması gerekmiyor. Öncelikle kişi kendi inancını sorgulayabilir, farklı düşünceleri okuyabilir ve zaman içinde hangi noktada durduğunu belirleyebilir.

Türkiye'de hukuki açıdan din ve vicdan özgürlüğünün kişinin inanç sahibi olma veya olmama, inancını değiştirme ve inancını açıklamama özgürlüğünü kapsadığı Anayasa Mahkemesi kararlarında açıkça ifade ediliyor. Anayasa Mahkemesi+1

Fakat hukuki hak ile aile ve toplum ilişkileri aynı şey değil. Bu yüzden kişinin kendi güvenliğini, ekonomik durumunu ve sosyal çevresini hesaba katması da sürecin bir parçası.

Belki de en önemli nokta şu: İnanç değişikliği her zaman bir kopuş hikâyesi olmak zorunda değil. Bazıları için kesin bir karar, bazıları için uzun bir sorgulama, bazıları içinse yalnızca “artık bilmiyorum” diyebilme özgürlüğü olabilir.

Sonuçta insanın kendisine şu soruları sorması bence daha değerli:

İnanmadığım halde inanıyormuş gibi mi yaşamalıyım?

İnandığım şeyleri gerçekten kendim mi seçtim?

Bir inancı terk edersem ailemle olan bağım neden değişmek zorunda olsun?

Din olmadan nasıl bir ahlak ve hayat anlayışı kurmak istiyorum?

Ve belki en önemlisi:

Kendi dünya görüşümü oluştururken başkalarının ne düşüneceğinden bağımsız olarak neye gerçekten inanıyorum?

Dinden çıkmak isteyen herkesin aynı yolu izlemesi gerekmiyor. Çünkü bu süreç, istatistiklerin veya toplumların genel eğilimlerinin ötesinde, insanın kendi vicdanı ve hayatıyla kurduğu son derece kişisel bir ilişki.
 
Üst