Kerem
New member
Epilepsi Olmadan Nöbet Geçirilir mi? Evet, Ama “Nöbet” ile “Epilepsi” Aynı Şey Değil
Bir süredir bu konuyu merak ediyorum; çünkü çevremizde biri yere düşüp kasıldığında, bilincini kaybettiğinde ya da birkaç saniye boyunca çevresine tepki vermediğinde ilk akla gelen şey genellikle “epilepsi nöbeti” oluyor. Oysa tıpta tablo bundan daha karmaşık. Bir insan hayatında bir kez nöbet benzeri bir olay yaşayabilir ve bu durum otomatik olarak epilepsi tanısı aldığı anlamına gelmez.
Hatta “epilepsi olmadan nöbet geçirilir mi?” sorusunun cevabı oldukça net: Evet, geçirilebilir. Buradaki önemli ayrım, yaşanan olayın gerçekten epileptik bir nöbet olup olmadığı ve eğer epileptik nöbetse bunun altında kronik bir epilepsi yatıp yatmadığıdır.
Forumlarda bu konu konuşulurken iki uç yaklaşım görüyorum: Bir taraf “Nöbet geçirdiysen epilepsin vardır” diyor, diğer taraf ise “Strestendir, bir şey olmaz” diyerek olayı küçümsüyor. Bence asıl tartışılması gereken nokta bu iki yaklaşımın arasında. Çünkü aynı belirti farklı nedenlerden kaynaklanabilir ve doğru ayrım bazen nörolojik değerlendirme gerektirir.
Sizce çevrenizde nöbet geçiren birine hemen “epilepsi hastası” denmesi ne kadar doğru? Yaşadığınız bir deneyim varsa özellikle merak ediyorum.
Nöbet ve epilepsi arasındaki temel fark nedir?
Uluslararası Epilepsiyle Savaş Ligi'ne (ILAE) göre epileptik nöbet, beyindeki anormal ve aşırı veya eşzamanlı nöronal aktivite sonucunda ortaya çıkan geçici belirti ve bulgular bütünüdür. Epilepsi ise kişinin tekrarlayan epileptik nöbetlere kalıcı bir yatkınlığının bulunduğu nörolojik hastalıktır. Yani nöbet bir olay, epilepsi ise bu olaylara kalıcı yatkınlıkla ilişkili bir hastalıktır. Uluslararası Epilepsi Birliği+1
Bu ayrım son derece önemli.
Örneğin ciddi bir metabolik bozukluk nedeniyle bir kişinin beyninin nöbet eşiği geçici olarak düşebilir ve kişi epileptik bir nöbet geçirebilir. Ancak bu tek başına onun epilepsi hastası olduğu anlamına gelmeyebilir.
Benzer şekilde ilk kez nöbet geçiren bir yetişkinde doktorun değerlendirmesi; olayın gerçekten epileptik olup olmadığını, nöbeti tetikleyebilecek geçici bir durum bulunup bulunmadığını ve gelecekte yeni nöbet geçirme riskini dikkate alır.
ILAE'nin pratik tanımında, iki ayrı ve tetiklenmemiş nöbet epilepsi tanısı açısından önemli bir ölçüttür. Bunun yanında tek bir tetiklenmemiş nöbetten sonra da kişinin önümüzdeki 10 yılda yeni nöbet geçirme riskinin en az yaklaşık %60 olduğu düşünülüyorsa epilepsi tanısı gündeme gelebilir. Uluslararası Epilepsi Birliği
Dolayısıyla “Bir kere nöbet geçirdim, demek ki epilepsiyim” şeklindeki denklem tıbben doğru değildir.
Epilepsi olmadan nöbete yol açabilecek durumlar nelerdir?
Burada “nöbet” kelimesini biraz dikkatli kullanmak gerekiyor. Çünkü bazı durumlar gerçek epileptik nöbet olabilirken bazıları nöbeti taklit eden olaylardır.
Örneğin akut metabolik bozukluklar, bazı beyin yaralanmaları, inme gibi beyin olayları, bazı enfeksiyonlar veya belirli maddelerin kullanımı ya da yoksunluğu nöbet eşiğini etkileyebilir. Böyle bir olay sırasında ortaya çıkan nöbet, altta sürekli bir epilepsi yatkınlığı bulunmadığında epilepsiyle aynı şey değildir. ILAE de geçici bir faktörün normalde nöbete yatkın olmayan bir beyinde nöbet eşiğini düşürmesiyle ortaya çıkan nöbeti “provoked/acute symptomatic” çerçevesinde değerlendirir. Uluslararası Epilepsi Birliği
Bir başka önemli grup ise fonksiyonel nöbetlerdir.
Fonksiyonel nöbetler dışarıdan epileptik nöbete oldukça benzeyebilir. Kişide bilinç değişikliği, istemsiz hareketler, düşme veya kasılma görülebilir. Ancak bunların mekanizması epilepsideki anormal elektriksel beyin aktivitesinden farklıdır. Güncel nöroloji literatüründe “functional seizures” veya “dissociative seizures” gibi terimler kullanılmaktadır. Nöroloji Derneği
Burada özellikle “tamamen psikolojik” demek de doğru bir yaklaşım değildir. Fonksiyonel nöbetler biyolojik, psikolojik ve sosyal etkenlerin bir araya geldiği karmaşık bir klinik tablo olabilir. Üstelik psikiyatrik bir hastalığın veya geçmiş travmanın bulunması her hasta için zorunlu değildir. Nöroloji Derneği
Araştırmalarda fonksiyonel nöbetlerin toplumdaki sıklığının sınırlı ve farklı çalışmalar arasında değişken verilerle değerlendirildiği görülüyor. Bir sistematik derleme ve analitik çalışmada tahmini insidans 100.000 kişi-yıl başına 3,1 olarak hesaplanmış, ancak araştırmacı bu tahminlerin farklı ülkelere doğrudan genellenemeyeceğini özellikle belirtmiştir. PubMed
Bayılma ile nöbet nasıl karıştırılabiliyor?
İşin en kafa karıştırıcı taraflarından biri de senkop, yani bayılmadır.
Bir kişi bayıldığında kısa süreli bilinç kaybı yaşayabilir, yere düşebilir ve hatta istemsiz kasılma benzeri hareketler görülebilir. Bu nedenle olaya tanık olan kişi “Kesin epilepsi nöbetiydi” diye düşünebilir.
Oysa yalnızca dışarıdan bakarak kesin tanı koymak her zaman mümkün değildir. Nöroloji literatüründe epileptik nöbetlerle nöbet benzeri olayların ayrımının klinisyenler açısından bile zor olabildiği vurgulanıyor. Özellikle olayın tamamını kimsenin görmediği durumlarda hastanın anlatımı, tanıkların gözlemleri, video kayıtları ve gerekli durumlarda EEG gibi incelemeler önem kazanabiliyor. Nöroloji Derneği
Bu yüzden “kasılma oldu = epilepsi” yaklaşımı bilimsel açıdan fazla basitleştiricidir.
İlk nöbetten sonra epilepsi tanısı neden hemen konulmuyor?
İlk nöbet sonrasında doktorun asıl sorularından biri şudur:
Bu olay gelecekte tekrarlama ihtimali olan kalıcı bir nöbet yatkınlığını mı gösteriyor, yoksa geçici bir durumun sonucu mu?
Amerikan Nöroloji Akademisi (AAN) ve Amerikan Epilepsi Derneği'nin yetişkinlerde ilk tetiklenmemiş nöbetle ilgili kılavuzunda, ilk nöbetten sonra tekrar nöbet geçirme riskinin özellikle ilk iki yıl içinde daha yüksek olduğu ve bu riskin yaklaşık %21–45 aralığında bulunduğu belirtilmektedir. Önceden geçirilmiş beyin hasarı, epileptiform EEG bulguları, bazı beyin görüntüleme anormallikleri ve gece meydana gelen nöbet gibi faktörler tekrar riskini artırabilir. Aan
Burada önemli bir nokta var: Bu oran, “ilk nöbet geçiren herkesin epilepsi olacağı” anlamına gelmez.
Tam tersine, risk değerlendirmesinin neden kişiye özel yapıldığını gösterir.
Erkeklerin ve kadınların bakış açılarını karşılaştırmak ne kadar anlamlı?
Bu başlıkta biraz dikkatli olmak gerektiğini düşünüyorum. “Erkekler mantıklıdır, kadınlar duygusaldır” gibi klişeler hem bilimsel açıdan savunulamaz hem de gerçek insanların deneyimlerini gereksiz biçimde basitleştirir.
Daha doğru bir yaklaşım, bazı erkek ve kadın hastaların nöbeti farklı toplumsal koşullar içinde deneyimleyebildiğini araştırmalar üzerinden incelemek olur.
Örneğin bir çalışmada epilepsili erkek ve kadınların klinik özellikleri, nöbet sıklıkları ve hastalık başlangıç yaşı arasında belirgin cinsiyet farklılıkları bulunmazken, araştırma grubunda kadınlarda anksiyete, daha düşük istihdam ve eş bulma konusunda daha fazla güçlük bildirilmiştir. Bu bulgular, “kadınlar daha duygusal” gibi bir açıklamadan ziyade hastalığın toplumsal roller ve yaşam koşullarıyla etkileşiminin araştırılması gerektiğini düşündürüyor. PubMed
Bir süredir bu konuyu merak ediyorum; çünkü çevremizde biri yere düşüp kasıldığında, bilincini kaybettiğinde ya da birkaç saniye boyunca çevresine tepki vermediğinde ilk akla gelen şey genellikle “epilepsi nöbeti” oluyor. Oysa tıpta tablo bundan daha karmaşık. Bir insan hayatında bir kez nöbet benzeri bir olay yaşayabilir ve bu durum otomatik olarak epilepsi tanısı aldığı anlamına gelmez.
Hatta “epilepsi olmadan nöbet geçirilir mi?” sorusunun cevabı oldukça net: Evet, geçirilebilir. Buradaki önemli ayrım, yaşanan olayın gerçekten epileptik bir nöbet olup olmadığı ve eğer epileptik nöbetse bunun altında kronik bir epilepsi yatıp yatmadığıdır.
Forumlarda bu konu konuşulurken iki uç yaklaşım görüyorum: Bir taraf “Nöbet geçirdiysen epilepsin vardır” diyor, diğer taraf ise “Strestendir, bir şey olmaz” diyerek olayı küçümsüyor. Bence asıl tartışılması gereken nokta bu iki yaklaşımın arasında. Çünkü aynı belirti farklı nedenlerden kaynaklanabilir ve doğru ayrım bazen nörolojik değerlendirme gerektirir.
Sizce çevrenizde nöbet geçiren birine hemen “epilepsi hastası” denmesi ne kadar doğru? Yaşadığınız bir deneyim varsa özellikle merak ediyorum.
Nöbet ve epilepsi arasındaki temel fark nedir?
Uluslararası Epilepsiyle Savaş Ligi'ne (ILAE) göre epileptik nöbet, beyindeki anormal ve aşırı veya eşzamanlı nöronal aktivite sonucunda ortaya çıkan geçici belirti ve bulgular bütünüdür. Epilepsi ise kişinin tekrarlayan epileptik nöbetlere kalıcı bir yatkınlığının bulunduğu nörolojik hastalıktır. Yani nöbet bir olay, epilepsi ise bu olaylara kalıcı yatkınlıkla ilişkili bir hastalıktır. Uluslararası Epilepsi Birliği+1
Bu ayrım son derece önemli.
Örneğin ciddi bir metabolik bozukluk nedeniyle bir kişinin beyninin nöbet eşiği geçici olarak düşebilir ve kişi epileptik bir nöbet geçirebilir. Ancak bu tek başına onun epilepsi hastası olduğu anlamına gelmeyebilir.
Benzer şekilde ilk kez nöbet geçiren bir yetişkinde doktorun değerlendirmesi; olayın gerçekten epileptik olup olmadığını, nöbeti tetikleyebilecek geçici bir durum bulunup bulunmadığını ve gelecekte yeni nöbet geçirme riskini dikkate alır.
ILAE'nin pratik tanımında, iki ayrı ve tetiklenmemiş nöbet epilepsi tanısı açısından önemli bir ölçüttür. Bunun yanında tek bir tetiklenmemiş nöbetten sonra da kişinin önümüzdeki 10 yılda yeni nöbet geçirme riskinin en az yaklaşık %60 olduğu düşünülüyorsa epilepsi tanısı gündeme gelebilir. Uluslararası Epilepsi Birliği
Dolayısıyla “Bir kere nöbet geçirdim, demek ki epilepsiyim” şeklindeki denklem tıbben doğru değildir.
Epilepsi olmadan nöbete yol açabilecek durumlar nelerdir?
Burada “nöbet” kelimesini biraz dikkatli kullanmak gerekiyor. Çünkü bazı durumlar gerçek epileptik nöbet olabilirken bazıları nöbeti taklit eden olaylardır.
Örneğin akut metabolik bozukluklar, bazı beyin yaralanmaları, inme gibi beyin olayları, bazı enfeksiyonlar veya belirli maddelerin kullanımı ya da yoksunluğu nöbet eşiğini etkileyebilir. Böyle bir olay sırasında ortaya çıkan nöbet, altta sürekli bir epilepsi yatkınlığı bulunmadığında epilepsiyle aynı şey değildir. ILAE de geçici bir faktörün normalde nöbete yatkın olmayan bir beyinde nöbet eşiğini düşürmesiyle ortaya çıkan nöbeti “provoked/acute symptomatic” çerçevesinde değerlendirir. Uluslararası Epilepsi Birliği
Bir başka önemli grup ise fonksiyonel nöbetlerdir.
Fonksiyonel nöbetler dışarıdan epileptik nöbete oldukça benzeyebilir. Kişide bilinç değişikliği, istemsiz hareketler, düşme veya kasılma görülebilir. Ancak bunların mekanizması epilepsideki anormal elektriksel beyin aktivitesinden farklıdır. Güncel nöroloji literatüründe “functional seizures” veya “dissociative seizures” gibi terimler kullanılmaktadır. Nöroloji Derneği
Burada özellikle “tamamen psikolojik” demek de doğru bir yaklaşım değildir. Fonksiyonel nöbetler biyolojik, psikolojik ve sosyal etkenlerin bir araya geldiği karmaşık bir klinik tablo olabilir. Üstelik psikiyatrik bir hastalığın veya geçmiş travmanın bulunması her hasta için zorunlu değildir. Nöroloji Derneği
Araştırmalarda fonksiyonel nöbetlerin toplumdaki sıklığının sınırlı ve farklı çalışmalar arasında değişken verilerle değerlendirildiği görülüyor. Bir sistematik derleme ve analitik çalışmada tahmini insidans 100.000 kişi-yıl başına 3,1 olarak hesaplanmış, ancak araştırmacı bu tahminlerin farklı ülkelere doğrudan genellenemeyeceğini özellikle belirtmiştir. PubMed
Bayılma ile nöbet nasıl karıştırılabiliyor?
İşin en kafa karıştırıcı taraflarından biri de senkop, yani bayılmadır.
Bir kişi bayıldığında kısa süreli bilinç kaybı yaşayabilir, yere düşebilir ve hatta istemsiz kasılma benzeri hareketler görülebilir. Bu nedenle olaya tanık olan kişi “Kesin epilepsi nöbetiydi” diye düşünebilir.
Oysa yalnızca dışarıdan bakarak kesin tanı koymak her zaman mümkün değildir. Nöroloji literatüründe epileptik nöbetlerle nöbet benzeri olayların ayrımının klinisyenler açısından bile zor olabildiği vurgulanıyor. Özellikle olayın tamamını kimsenin görmediği durumlarda hastanın anlatımı, tanıkların gözlemleri, video kayıtları ve gerekli durumlarda EEG gibi incelemeler önem kazanabiliyor. Nöroloji Derneği
Bu yüzden “kasılma oldu = epilepsi” yaklaşımı bilimsel açıdan fazla basitleştiricidir.
İlk nöbetten sonra epilepsi tanısı neden hemen konulmuyor?
İlk nöbet sonrasında doktorun asıl sorularından biri şudur:
Bu olay gelecekte tekrarlama ihtimali olan kalıcı bir nöbet yatkınlığını mı gösteriyor, yoksa geçici bir durumun sonucu mu?
Amerikan Nöroloji Akademisi (AAN) ve Amerikan Epilepsi Derneği'nin yetişkinlerde ilk tetiklenmemiş nöbetle ilgili kılavuzunda, ilk nöbetten sonra tekrar nöbet geçirme riskinin özellikle ilk iki yıl içinde daha yüksek olduğu ve bu riskin yaklaşık %21–45 aralığında bulunduğu belirtilmektedir. Önceden geçirilmiş beyin hasarı, epileptiform EEG bulguları, bazı beyin görüntüleme anormallikleri ve gece meydana gelen nöbet gibi faktörler tekrar riskini artırabilir. Aan
Burada önemli bir nokta var: Bu oran, “ilk nöbet geçiren herkesin epilepsi olacağı” anlamına gelmez.
Tam tersine, risk değerlendirmesinin neden kişiye özel yapıldığını gösterir.
Erkeklerin ve kadınların bakış açılarını karşılaştırmak ne kadar anlamlı?
Bu başlıkta biraz dikkatli olmak gerektiğini düşünüyorum. “Erkekler mantıklıdır, kadınlar duygusaldır” gibi klişeler hem bilimsel açıdan savunulamaz hem de gerçek insanların deneyimlerini gereksiz biçimde basitleştirir.
Daha doğru bir yaklaşım, bazı erkek ve kadın hastaların nöbeti farklı toplumsal koşullar içinde deneyimleyebildiğini araştırmalar üzerinden incelemek olur.
Örneğin bir çalışmada epilepsili erkek ve kadınların klinik özellikleri, nöbet sıklıkları ve hastalık başlangıç yaşı arasında belirgin cinsiyet farklılıkları bulunmazken, araştırma grubunda kadınlarda anksiyete, daha düşük istihdam ve eş bulma konusunda daha fazla güçlük bildirilmiştir. Bu bulgular, “kadınlar daha duygusal” gibi bir açıklamadan ziyade hastalığın toplumsal roller ve yaşam koşullarıyla etkileşiminin araştırılması gerektiğini düşündürüyor. PubMed